Ağu 11 2010

kişisel gelişim kitapları

Bir dönem, kişisel gelişim kitapları çok mu öne çıkmıştı  ben mi o kitapların yazdıklarına gönüllü kanmaya hazır olduğum bir dönemden geçmekteydim, bilemeyeceğim… Bildiğim, kitaplarımı ayıklarken, bir raf dolusu bahsi geçen türde kitaba bakıp gülümsediğim…

“İyi düşün iyi ol!” ilkesini farklı sözcüklerle ve sonu gelmeyen yinelemelerle sayfalar dolusunca anlatan bu kitaplardan sadece birini okumak yeterli oysa… Yeterli de işte bazen insanın gönüllü kanası zamanları oluyor(muş demek ki)…

devam


Ağu 10 2010

kablolu…

Telefon aracılığıyla hiçbir işleme onay vermemek, bilgi güncellememek ve mümkünse otomatiğe bağlanmış tanıtımları dinlememek noktasındaki kararlılığımı, geçen hafta, “Ama biz sadece telefonla işlem yapıyoruz.” diyen Türksat Kablo TV yetkilisi yüzünden bozduğum için pişmanım. İlkti, kesinlikle de sondur… Kablo TV üzerinden izlenen tv kanallarının sayısının artışına ilişkin bir uygulama ve cüz’i bir ek ödeme oranı olunca, “Eh, iyi, gelin bari.” dedim; “Öğleden sonra…” gibi gayet net(!) bir randevu saati verdiler ve… Gelmediler.

Müşteri memnuniyeti ve hayatın öğrettikleri kontenjanından bloga eklenmiş olsun bu da…


Ağu 8 2010

çubuk’ta keyifli bir yürüyüş

Bu, benim için bir ilk: İlk kez bir “trekking”e katıldım. İlk kez, okuduğum bir kitabı ya da izlediğim bir oyunu/filmi anında bloga yazmak isteyen ve bunu yapabilen ben, yürüyüş dönüşü bilgisayarı açtığım halde yorgunluğuma yenik düşerek tek satır yazamadan kapayıverdim. Değdi mi? Çoooooooooookkkk… devam


Ağu 4 2010

kürk mantolu madonna

“Büyük salonun kapıya yakın bir duvarının önünde birdenbire durdum. O andaki hislerimi, bilhassa aradan bu kadar seneler geçtikten sonra, anlatmama imkan yok. Yalnız orada, kürk mantolu bir kadın portresinin önünde, mıhlanmış gibi durduğumu hatırlıyorum.”(Kürk Mantolu Madonna) devam


Ağu 3 2010

karga

Son dört yılda hem veli hem öğretmen olarak lise yaşlarına tanığım. Bu dönemi sadece bir sözcükle tanımlamam gerekseydi, “arayış” derdim. Gerçek bir kendini arama… Öğretmenler bilmez, anne babalar bilmez, büyükler bilmez… Arkadaşlar bilir her bir şeyi… Öyleyse tüm arayışlara tanık da ortak da arkadaşlardır. Çizgiler de sözcükler de fotoğraflar da arayışın hayata düşürülmüş izleri…

devam


Ağu 2 2010

thyke (okuma grubu)

Dün ThykeAnkara’dan bir mail aldım. Gruplarına katılabileceğim belirtilmişti. İlgimi çekti. Sitenin etkinliklerine ve grup üyelerinin seçtiği kitaplara baktım. İçinde “okumak” var ya, bu bile yeterli aslında… Kitaplara dair bir çabaya ad olarak seçilen “thyke”nin Latincede karşılığı olan  “umulmayan büyük başarı”nın umulur, beklenir ve gerçekleşir olması istenir elbette…

En çok da sitelerde genelde yer alan “sık sorulan sorular” bölümündeki dili ve aşağıya aldığım satırları sevdim:

devam


Tem 30 2010

inception ve venüs’ün son gecesi

“Laterna usul usul çalıyordu geride bir yerden. Hayat onu nasıl algıladığın ve nasıl yaşadığındı. Başka hiçbir şey değildi. Bunu anlamıştım.” (Venüs’ün Son Gecesi)

Inception (Başlangıç) filmini izledik bu akşam…İlginç, izlenesi bir konusu var. Hakkında bilgiler için şuraya ve şuraya (filmi merak ettiren yanıyla) bakılabilir.

Yıllar önce izlediğim The Cell (Hücre) filmini de yer yer çağrıştıran Inception, rüyalara girme, rüyaları tasarlama ve bu yolla bilinçaltı üzerinden bilince bir fikir/tohum ekme, gerçeklik algısı gibi ilginç bir konu etrafında gelişiyor. Konusu ilginç olmasaydı sıkılabilirdim; çünkü silahların konuştuğu, arabaların havalarda uçtuğu, müziğin tonunun hiç düşmediği tipik bir aksiyon filmi de aynı zamanda… devam