Şub 24 2010

türkçeyi hissediyorum

Zaman zaman sözünü ettiğim proje iyice biçimlendi.

“Fransızcayı Anlıyorum, Türkçeyi Hissediyorum” başlığını verdiğimiz ve her yıl, Fransızca yerine bir başka ülke dilinin olmasını hedefleyerek yola çıktığımız proje blog’u şurada… Blog kendisini yeterince anlattığı için buraya başkaca bir şey eklememe gerek yok. Kısa hikâyesi, “Proje Günlüğü”nde; açıklaması, “Proje İçeriği”nde…

(Logodaki fotoğraf, okulumuzun “kültür merkezi”nin girişi…)

Umarım gerçekten uzun soluklu bir çalışma olur.


Şub 23 2010

tbmm’de bir saat…

Bugün kulüp öğrencilerimizle TBMM’ye gittik.

Birkaç güvenlik aşamasından geçtikten sonra, Genel Kurul salonuna girmeden hemen önce, öğrencilerimize sıkı sıkı tembih edildi: İçeride kesinlikle konuşmak yok, bacak bacak üstüne atmak yok (Atmak isteyen olsa da koltuklar arasında zaten öyle bir aralık yok.), el kol işareti yok… devam


Şub 14 2010

proje notu…

Strasbourg’da sekiz çocuğa sekiz mail… Bilmediğiniz kimliklere yazmak zormuş… Genel bir ifade kullanamıyorsunuz; çünkü, bu sizin onlarla ilk iletişiminiz… Çok sıcacık ifadeler yazamıyorsunuz; çünkü, seslerinin rengini bilmiyorsunuz, düşünce ufuklarından, kalplerinin açıldığı kapılardan hiç haberiniz yok. devam


Oca 24 2010

çocukça

Çocuk Edebiyatı dersini verirken ilgimi çeken kitaplardan biri, Süreyya Berfe’nin yazdığı Çocukça’ydı.  Baskısı yok sanıyordum, varmış… Bir sunum dolayısıyla, Berfe’nin “Bayraklar” şiiri ile Arif Nihat Asya’’nın “Bayrak” şiirini, kavramların ele alınışı açısından örneklemiştim.

magnify

devam


Oca 16 2010

pembe, portakal rengi ve mavi rengarenk çiçekler

‘Eğer herkes aynı resmi çizerse, aynı renkle boyarsa, kimin yaptığını nasıl anlayabilirim?’

Basit bir başvuru formu; ama neredeyse hayatî öneme sahip… Öyleyse: Tane tane yaz… Dur, formdaki bilgiyi tam okumadan doldurma… Posta kodunu bulalım şurdan, uydurmaya kalkma… Falan filan… Bir arkadaşıma dediğim gibi, iyi ki yoğun bir çalışma gündemimiz var. Böylece bizim evin ÖSS bebesi, sınav stresinin üstüne, bir de “ÖSS bebesi annesi” sendromuyla boğuşmak zorunda kalmıyor. devam