Ağu
13
2009
Sevgi Soysal’ın adıyla özdeşleşen romanı Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, farklı toplumsal konum ve mesleklerdeki bir grup insanın, bir öğle vakti, Yenişehir’de kesişen hayatları üzerine kuruludur…
Her kahramanın öyküsü, kendi içinde bağımsız bir alt başlıkta anlatıldığı için, sadece başlıklardan bile, kişi adlarına ve kişisel öncelikleri hakkında bir ön bilgiye ulaşmak mümkündür:
“Tezgahtar Ahmet Büyük Mağaza’nın Bodrumunda Başarısızlığa Uğruyor”
(Çünkü sevgili, anlık gönül eğlendirmenin eğlencesi olmaya yanaşmaz. Ahmet sinirlenerek gittiği Büyük Mağaza’nın girişinde Hatice Hanım’a çarpar.)
“Hatice Hanım Haklarını Savunuyor.”
(Öğretmen emeklisi ve titiz Hatice Hanım, Büyük Mağaza’da satıcının kendisiyle gereğince ilgilenmemiş olmasına zaten öfkelidir. Üstüne, mağaza kapısında adamın biriyle çarpışmak, onu iyice sinirlendirir. Tam o sırada, mağazaya girmekte olan Necip Bey’i de tanıdığı halde, bu öfkeyle fark etmemiş ve selamlamamıştır.)
(Sevgi Soysal, Ankara Kız Lisesi’nde)
devam
Ağu
3
2009
Meyyâle, 1998’de yayınlandığında, belki sadece bir dönemin romanı gibi düşünülmüştü. Hıfzı Topuz’un, gerçek bir kişi çevresinde, Tanzimat ve II.Abdülhamit yıllarına ait olayları aktardığı, hatta yorumladığı bir kitaptı. Etkisi geniş oldu. Bu sayede, tarihî romanlara karşı özel bir ilgi uyandı ve başka gerçek kişiler üzerinden başka gerçek öyküler anlatılmaya başlandı.
Meyyâle, Hıfzı Topuz’un anneannesinin annesidir. Rusya’dan kaçarak İstanbul’a gelen göçmenlerden birinin çocuğu iken, saraya alınmış ve tümden kaderi değişmiştir. Başlıkta adı geçmesine rağmen, romanda ona ayrılan bölüm aslında çok azdır ve parça parçadır. Şehzade Abdülaziz’in çocuğuna arkadaş olmak üzere, anne Pertevniyal Kadınefendi tarafından, sonra adı Çeşmidil olarak değiştirilecek bir başka kız çocuğuyla birlikte saraya getirilmiştir.
devam
Tem
30
2009
Tolstoy, ilkgençlik döneminden başlayarak günlük tutmuş, hayatının son dönemine kadar da bu alışkanlığından vazgeçmemiş…
Blogdan ötürü üye olduğum ve zaman zaman forum sohbetlerine laf yetiştirdiğim sitedeki blogcuların çoğu 19-25 yaş aralığında. Onların forumlara yansıyan gündemlerinde, KPSS kaygıları, blogları üzerine beklentileri, eğitime ilişkin söyleyecek sözleri, duygu durumları var ve dahi çokça da geyikleri…
Tolstoy, onlara eş bir yaşta, günlüğüne bir not düşmüş. Bugün bir blog sahibi olsaydı, o yaşın gündemlerinden biri Tolstoy için şu olacakmış:

devam