Ağu
29
2009
Daha önce bilmediğim etkileyici bir film: Sonsuzluk ve Bir Gün. Bugün TV8’de fragmanı dikkatimi çekince özellikle bekleyip izledim. Sonra merak edip nette bilgi aradım. 1998 yapımı, aynı yıl Cannes’da Altın Palmiye ile ödüllendirilmiş.. Çeken, Theo Angelopoulos.. Yaşlı ve ünlü şair Alexander’ı oynayan aktör, Bruno Ganz. Muhtemelen birbirinden kopyalanmış, hemen hemen aynı tümcelerle verilmiş bir film özeti var nette. Mesela şurada…

devam
Ağu
7
2009
Jim Carry’nin Truman Burbank rolünü üstlendiği Truman Show’la ilgili güzel bir yazı okumuştum; Nazan Bekiroğlu’nun, “Dünya Platosu”… Başka yazılar da, internet yorumları da… Hepsinde, ortak vurgu, bu filmin, televizyon dünyasının kendine özgü sisteminde, getirisi yüksek bir proje mantığı içinde, bir insanı nasıl harcayabildiğinin etkileyici bir örneği olduğuydu.
Gerçek bir insanın, kurgulanmış bir dünyada, kendisini inandırıcı bir biçimde canlandırabilmesi de ancak, kurgunun farkına vardığı ana kadar geçerli olabilecektir. Truman, 30 yaşında her şeyin farkına vardığında, ya başkalarının projesine devam edecek ve oyunu sürdürecekti ya da kendi gerçeğini yaşamayı seçecekti. Bekiroğlu’nun söylediği gibi:“Film aslında koptuğu yerden başlıyor.”
devam
Tem
24
2009
Halk Düşmanları, 1930’lu yıllarda, Amerika’da yasa koruyucularla yasa dışı adamlar arasındaki güç savaşını, gangster John Dullinger ve ajan Melvis Purvis’in amansız kovalamacası üzerinden işleyen bir film. Christian Bale ajanı, Johnny Depp “halk düşmanları”nın en azılısını canlandırmış. (Batman Karayip Korsanları’na karşı :))
John Dullinger, hapisten kaçar; bir sevgili edinir; banka soyar. FBI ardına düşer, yakalar. John tekrar kaçar, kovalamaca tekrar başlar… İki saati aşan film süresince, bana kalacak bir söz bekledim. Bu filmin, söyleyecek bir sözü olmalıydı. En azından bana söylemedi. O amansız dünyanın bildik acımasız yüzü ve şiddet… Bildik ders: Kötü adamlar, er ya da geç cezalandırılır.


devam