Eki
8
2010
Biz, Dil Bayramı’nı konuğumuzun programına bağlı olarak biraz gecikmeli ama geciktiğimize –bence- değen bir nitelikte kutladık; Türk Dil Kurumu Başkanı Prof.Dr.Şükrü Halûk Akalın’ı ağırladık okulumuzda.
Programda sürekli “sayın”lı resmî bir dil kullandım ve kullanırken de çok zorlandım. Burada öyle kullanmak zorunda olmamak ne güzel şimdi… Halûk Hoca’nın konuşması ve kullandığı yansılar yoğun bilgi ve ibretlik, dikkat çekici örneklerle doluydu:
devam
Tem
21
2010
“Çünkü Orhan Okay, insanî sıcaklıkla bilimsel titizliği net çizgilerle ayıran bir hoca. Onun olduğu yerde bütün desteğinizin, torpilinizin, güvencenizin sadece bilginiz olduğunu biliyorsunuz. Öyleyse, Prof.Dr.Haluk Akalın’ın yine beni hiç tanımazken, bir sohbet esnasında, ‘doktora hocası madem Orhan Okay, iyi yetişmiştir.’ cümlesi de iyi bir referanstır.” (Orhan Okay’a Armağan)
Bu blog girdisi, yukarıda adı geçen iki hocam ve bir arkadaşımla ilgili gerçekten “nostaljik” bir giriş niteliğinde olacak; üstelik bugünle de sımsıkı bağını keyifle kurabileceğim… Üçünü de uzun yıllardır görmedim; üçünü de bu hafta göreceğim:
devam
Eyl
28
2009
26 Eylül, Dolmabahçe Sarayı’nda, 1932’de toplanan Birinci Türk Dil Kurultayı’nın açılış günüdür. Bu güne, aynı zamanda, toplumda dil bilinci oluşturmak, mümkünse geliştirmek üzere, Dil Bayramı olarak simgesel bir değer yüklenmiştir. TDK Başkanı Prof.Dr.Şükrü Haluk Akalın, 77.yıl konuşmasında, Dil Bayramı’nın okullarda da kutlanmasını önerdi.
Benim çalıştığım okulda Dil Bayramı’nın özel bir önemi var ve her yıl kutlanıyor. Bu yıl tatile denk geldiği için pazartesiye bıraktığımız kutlamada konuğumuz, Ankara Üniversitesi’nden Prof.Dr.İclâl Ergenç oldu. Öğrencilerle, dil, dil edinimi, dil ve düşünce üzerine görüşlerini paylaştı. Ergenç’in konuşmasından önce, Dr.M Fatih Alkayış’ın Orhun Yazıtları’nın bulunuş öyküsünü senaryo biçiminde yazdığı kısa bir metin canlandırıldı.
devam