Ağu 21 2009

güne not…

Sürprizli bir gündü… Mersin’den çok uzun zamandır uzak kaldığım iki arkadaşımı gördüm. Sohbet biraz daha uzasaydı, her şeyi bırakıp hayatı geriye sarabilirdim. Hayata bıraktığımız izler ne kadar önemli… Benim Mersin’e bıraktığım ve bende Mersin’den kalan tüm izler güzelmiş… Bu bile yeterli…

devam


Ağu 19 2009

izmir günlüğü

İzmir, bende her zaman çok özel bir şehir izlenimi uyandırmıştır. Gördüğüm ilk andaki izlenimim de böyle yüksek bir beklentiye dayandığı için belki, bir tür düş kırıklığıyla sonuçlandı. Güzel şehir, büyük şehir, deniz kıyısında bir şehir ama işte o kadar… Sonra, yavaş yavaş toparlandı ve güzel İzmir duygusu yerine oturdu. Yine de niyeyse, bambaşka bir şehir düşlemişim ben… devam


Tem 21 2009

dervişin fikri neyse…

Yağmurlar dolayısıyla haberlerde dönüp duran Karadeniz görüntüleri yetiyordu. Üstüne, Kırmızı Baykuş’un güzelim Karadeniz yazısı ve fotoğrafları da eklenince kıskandım. E, ne var yani, ben de gördüm oraları :) Özlemişim de üstelik…Gidip albümde fotoğraflarımıza baktım; ama mühür niyetine, hepsinin ortasına kendimizi yerleştirdiğimizden şöyle sade bir fotoğraf bulamadım. Nihayet, Çamlıhemşin yolunda, bir taş köprünün tepesinde, yağmur yağdı yağacak bir günde… :)


Tem 17 2009

güne birkaç not…

Bu, Antakya’yla ilgili ikinci notum olacak. Gerilerden Antakya’yı çağıran minik birkaç ayrıntı:

Haberlere taşınan konser dolayısıyla İdil Biret… Antakya’da çok konser ve oyun  izledim; çok hareketli, elit ya da güncelle iç içe bir kültür-sanat ortamı olduğunu biliyorum. İdil Biret’i, Suna Kan’ı, Fazıl Say’ı ve Rüya Denktaş’ı ilk kez orada izledim. Fazıl Say ve Rüya Denktaş, üniversitenin konuklarıydı. Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nı hatırlıyorum bir de. Orkestraları canlı izlemek, televizyon ekranından çok farklı ve etkileyici. Ortam desteği de varsa kalıcı bir ize dönüşebiliyor; yine Antakya’da, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nde açık havada ve Van’da Akdamar Adası’ndaki kilisede dinlediğim konserleri  unutmadım mesela. devam


Tem 12 2009

sonbahar

Her daim düşleri peşinde koşan sabırsızlık zamanının güzel çocuklarına…” ithaf edilmiş filmde, o çocuklardan birini A.Onur Saylak oynamış. Senaryoyu Özcan Alper yazmış ve filme çekmiş.

devam