Ağu
10
2011
Son gidişim altı yıl önceymiş. Çok keyifli birkaç gün geçirdim. Cep telefonuma bu kadar yoğun fotoğraf makinesi muamelesi yapmamıştım. Çevremdekiler kendimce ilgi çekici bulduğum şeyleri fotoğrafladığımı düşündüler muhtemelen. Değil! Çocukken bir nedenle belleğime yerleşmiş ayrıntılarla karşılaştıkça onları kalıcı kılmayı seçtim sadece.

Günler güneş görmeden geçse de evimizin kapı önü manzarası her daim güzeldi, sis yokken de varken de…
devam
HAYRiYE TOPCUOGLU| Ağustos 10th, 2011,Çarşamba at 16:56
2 Yorum | kavram: karadeniz, Rize | kategori: Gezi notları, Güne düşen notlar
Ağu
27
2009
Ve bizim köy… Kardeşimin çektiği fotoğraflar ilk anda bildik Karadeniz görüntülerinden farksız; bol yeşil, yemyeşil, bir parça isli puslu… Benim içinse tüm Karadeniz fotoğraflarından daha özel, daha güzel; çünkü, bizim köyümüzün hatta bizim bahçemizin fotoğrafları ve videosu… Tadımlık: devam
HAYRiYE TOPCUOGLU| Ağustos 27th, 2009,Perşembe at 00:30
7 Yorum | kavram: karadeniz, Zil Kale | kategori: Gezi notları
Tem
21
2009
Yağmurlar dolayısıyla haberlerde dönüp duran Karadeniz görüntüleri yetiyordu. Üstüne, Kırmızı Baykuş’un güzelim Karadeniz yazısı ve fotoğrafları da eklenince kıskandım. E, ne var yani, ben de gördüm oraları :) Özlemişim de üstelik…Gidip albümde fotoğraflarımıza baktım; ama mühür niyetine, hepsinin ortasına kendimizi yerleştirdiğimizden şöyle sade bir fotoğraf bulamadım. Nihayet, Çamlıhemşin yolunda, bir taş köprünün tepesinde, yağmur yağdı yağacak bir günde… :)

HAYRiYE TOPCUOGLU| Temmuz 21st, 2009,Salı at 12:55
2 Yorum | kavram: karadeniz, kent | kategori: Genel
Tem
20
2009
Özgürlük noktasından bakınca, ev ve araba arasında tercihim her zaman evdir. Sanki eşyanızı içine atıp, kapısını kilitleyince, kendinize gidip dünyanın bir ucunda yeni bir yaşam kurabilirsiniz gibi…
“Sen asıl halini görseydin…” Ben gördüm asıl halini; hatta “merhaba dünya” çığlığını ilk orada atmamış mıyım, hem de “en büyük odası”nda? O en büyük oda, konağın da en güzel odasıymış aynı zamanda. Önü açık, aydınlık; karşı köyler görünüyor, biri anneannemin. Benim bilmem kaç yaz, amca-dayı çocuklarıyla oyunlar oynadığım yaşta, konağın konaklığı kalmamıştı elbette; hayvanların yem deposuydu. Sağlam kalan odalar da çocukların oyun alanı… Biraz mimariden anlasam, bir Karadeniz konağı diye uzun uzun yazabilmek isterdim ama hem anlamayıp hem de ikinci el anlatımla, yüzüme gözüme bulaştırmaya da gerek yok herhalde. “Hadi bana anlatın.” Birbirlerinin ağzından söz çalarak ve o günlere dönerek anlatıyorlar, bu bol odalı, odaları iç banyolu, iki kaynanalı, bir gelinli taş konağı… Çocukken hep duyduğum “ena” ve “ece”yi soruyorum.
devam
HAYRiYE TOPCUOGLU| Temmuz 20th, 2009,Pazartesi at 12:24
Yorum yok | kavram: karadeniz, kavram, kişisel | kategori: Genel
Tem
12
2009

“Her daim düşleri peşinde koşan sabırsızlık zamanının güzel çocuklarına…” ithaf edilmiş filmde, o çocuklardan birini A.Onur Saylak oynamış. Senaryoyu Özcan Alper yazmış ve filme çekmiş.
devam
HAYRiYE TOPCUOGLU| Temmuz 12th, 2009,Pazar at 00:26
2 Yorum | kavram: artvin, karadeniz, kent, sinema | kategori: Tiyatro,sinema,sergi notları