Haz 2 2010

“hikâyenin yaprakları çırpınıyor”

Sözcüklerin yüklendiği anlamları örneklediğim metinler arasında, Muz Sesleri’nden aşağıdaki satırlar da vardı. Bir çocuğun ölümü karşısındaki çaresizliğin çığlığı, “tiyatro” ve tiyatroya ait terimlerle anlatılıyordu. Olması gerekenin olamadığı, yetemediği noktada, “…mış gibi”  kalan çığlıklar, eylemler…

devam


Mar 17 2010

duygunun sözcükleri

Ece Temelkuran’ın Muz Sesleri’nde insanlık hallerinin dildeki yansımalarına güzel örnekler vardı. Bir durumun ifadesinde, dilden seçilen ögelerin tesadüf olmadığını kavratmaya dönük bir ders için, kitaptan kullanacağım örneklerden biri “yılan” üzerinden bir duygu durumunu anlatıyor. Mesela, huzursuz, tedirgin, bir an önce bulunduğu ortamdan uzaklaşmak isteyen ve karşısındaki kişinin tavrından hazzetmeyen birinin duygu durumu “yılan” metaforuyla verilmek istense… devam


Şub 18 2010

muz sesleri (ece temelkuran)

“Çünkü Allah’ın belası Beyrut’ta sadece muz seslerinin duyulduğu bir gün istiyorum. Birine söz verebilmek istiyorum. Kendime söz verebilmek istiyorum. Çünkü… İçinde yuvarlanıp gittiğimiz bu gürültü bitsin ve duralım istiyorum.”

Ece Temelkuran’ı birkaç programda Muz Sesleri üzerine konuşurken dinledim. Tanıttığı kitaptan emindi; ama bulunduğu konumdan fazlasıyla rahatsız gibiydi. TRT’de Göz Önünde programına konuk olduğunda, kısaca şöyle özetledi: devam


May 18 2009

Tanrının Türkân Saylan’da gördüğü rüya

Tanrının Türkân Saylan’da gördüğü rüyanın tek sözcükle karşılığı “adanmışlık”lıktır. Bir hayat, bir ülkeye ve bir ülküye nasıl adanır? Hayata, imrenilesi bir kimlik emek emek nasıl armağan edilir? Yanıtıdır.

Çok önce, Ayşe Kulin’in Adı Aylin romanını okuduğumuzda, öğrencilerimizle tartışmıştık: Örneğimiz hangisi olsun; benliğinin ardından giden mi, bir rüyaya kendini adayan mı? Yanıtlamak çok kolay elbette… Ne var ki, gerçek yanıtı hayat veriyor; çünkü sözleriniz hayatla sınanıyor.

devam