Oca 31 2012

bizim büyük çaresizliğimiz (barış bıçakçı)

Birinci adam, çeviriyle geçimini sağlayan, hayatı yaşamaktan çok sözcüklerde anlamaya çalışan bir yetişkin… İkinci adam, inşaat sektöründe yer alan, hayatı sinir uçlarında, bedeninde yaşayan bir yetişkin… İkisi, her daim birbirini tamamlayan iki iyi dost. Genç kız, onların sakin hayatına düşen bir yaşam sevinci; ABD’de yaşayan  arkadaşlarının kardeşi; anne ve babası öldüğü için onlara iki yıllığına emanet bir üniversite öğencisi… Ve olaylar gelişir…

devam


Oca 16 2012

kafka’nın bebeği

Bir kitabı almaya yeterli sayılabilecek büyülü sözcüklerden biri benim için pekâlâ “Kafka” olabilir. Üniversiteli yaşlarımın vazgeçilmezlerindendi. Dost’ta Gerd Schneider imzalı Kafka’nın Bebeği’ni görünce hiç tereddüt etmedim. Almamla bir solukta okumam arasında geçen zaman da 24 saati bulmadı. devam


Kas 19 2011

satranç (stefan zweig)

Stefan Zweig’ın 1942’de ölümünden birkaç ay önce tamamladığı uzun ve sarsıcı öyküsü Satranç’ı bir solukta okunan kitaplardan… Başlarken, blog için sadece “okudum” kaydı düşmeye niyetliydim, çünkü öğrencilerimizin bu yıl okuyacağı ve yakında da sınavından geçecekleri bir kitaptı. İçindeki dört sayfa, Mine Hoca’nın söyleyişiyle “Ebenin gözü gebede olur.” misali yahut daha terimsel karşılığıyla “algıda seçicilik” gereği, nasılsa bu bilgi sorulmayacaklar arasındadır kanaatiyle “Bizi yaz!” dedi.

Bloom’un “Hedeflerin Aşamalı Sıralaması”nı (güncelleme: Krathwohl-Anderson,2001) örneklemek için harika bir örnek vardı o sayfalarda: devam