Nis
30
2012
Murathan Mungan… Benim nesri de şiiri kadar “şiir” olan yazarım… Ukalalığı bile yakıştırdım kendisine ki ekranlardan ve yazılardan öyle bir tanım çıkarmazdım. Ama onun ukalalığı, sözcüğün gerçek anlamına adresli ve yakışıyor sanki, akil adam kategorisinde…
Bir anektodla başladı. Ona yöneltilen sorulardan biriymiş: “Ne kadar çalışkansınız?”
Yanıt keskin:“Tamam ama siz de ne kadar tembelsiniz!”
Yorum makul: “Çok çalışma, birer kalıcı değere dönüşüyorsa çok çalışmanın bir sakıncası yok.”
Mungan’ın konuşma başlığı: “Romanın Yeterince Roman Olması ya da Olmaması Sorular ve Yanıtlar”
devam
Nis
29
2012
İstanbul’un erguvan mevsiminde, “Robert Kolej”de, sırasıyla, Nedim Gürsel’i, Murathan Mungan’ı, Latife Tekin’i ve Ayfer Tunç’u dinlemenin keyfi… Sahneden taşan, çok sade ama birazdan Tevfik Fikret gelecek de Halûk’a insanlık erdemine dair bir not düşecek algısını uyandıran, eskilerden kalma güzel bir masa ile mini kitaplığın uyandırdığı “köklülük” duygusu; bu duyguyu başka bir noktadan besleyen akışta zamana uyulmasındaki özen… (2008’de bir bildiri sunmak için geldiğim zaman, bina ve bahçesi karşısında hissettiğim türden hayranlık, kıskançlık vs. gibi pek bir önemsiz şeyler de var tabii…) devam
Nis
20
2012
Bugünün duygusunu özetleyebilecek tek sözcük, benim için YGS… Nöbet tuttuğum katta YGS sonuçlarının duygusal birçok rengi vardı. Bir öğrencimiz Türkiye sıralamasında 25. olmuştu; bir öğrencimiz beklediğinin altında bir puanla karşılaşınca babasından hayatta kalıcı başarının ne olduğuna dair çok güzel bir mektup almıştı. O ikisinin arasında bir dolu insanî duyguyla geçti gün…
devam