abant günlüğü-3
Bu da 2005 yılına eklenen bir kayıt olsun:
Yarıyıl Semineri’nde açılış konuşmacımız, ünlü bir “STK” gönüllüsü ve kurucusu olan İbrahim Betil’di. Seminer ve sempozyumların belirlenen temasına, dolayısıyla ruhuna uygun açışı yapmak üzere davet edilen tüm konuklar gibi İbrahim Betil de farklıydı, açılımlarında özgürdü, önerileri netti: Benim genellemem, “İş dünyasının son nesil yenilikçi, yaratıcı değerlerini eğitime uyarlayarak bize aktardı.” biçiminde olsun.
İbrahim Betil, ODTÜ GVO Yarıyıl Semineri’nde (23 Ocak 2012,Abant)
İbrahim Betil’in konuşmasını ilgiyle dinledim ama sakallı haline tamamen yabancılayarak, garipseyerek baktım. Öğrendim; sakal bırakışı bile bir ileti içinmiş: “Daha hızlı adalet için çağrı.”
Bize çağrısında hukuk değil ama onun kadar önemli bir değer içeren eğitim alanı vardı. Sorumluluklarımızın altını çizdi.
Şimdi 2005… Ben onun kurucuları arasında yer aldığı Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda mahcubiyetle yazayım, çok çok pasif bir “gönüllü”yüm. Ankara’ya geldiğim yıl henüz “boşta” ve boşlukta ne yapacağımın arayışındayken vakfa üye olmuştum. Seyranbağları’ndaki toplantılara birkaç kez katılmıştım. Gencecik üniversite öğrencileri arasında kendimi belki biraz iğreti bile bulmuştum. Sonra şimdiki okul hayatım başlamıştı. Tatili bile eğitimle geçen :) bir okulun mensubu olarak yahut iyi bir planlama yapamadığımdan yahut motivasyon eksikliğimden “gönüllü”lüğümü etkin kılamadım.
İbrahim Betil konuşurken, beynim söylediklerini not aldı; gözüm sakalına takılı kaldı; duygum bir özeleştiri yaptı.
Ne öğrenmiştim bu seminerde:
“Yanlışı düzeltmek için asla yanlış zaman yoktur.”
Böyle işte…
İlgili yazılar:


