serenad (zülfü livaneli)
23 ve 24 Nisan’ların kendine özgü “özel” gündemlerinden ötürü akla hiç gelmeyen ve dolayısıyla hemen hiç anılmayan bir güzel gündem var aslında: 23 Nisan, aynı zamanda Dünya Kitap Günü.
Bu 24 Nisan’a tesadüfen kalan bir “kitap” ile günün her yıl basına yansıyan en sansasyonel konusu “tehcir”i aynı potada eriten kısa bir not olsun bugüne düşen:
Kitap: Geçen gün “fransız kalmak” çerçevesinde, içinden satırlar aktardığım Serenad.
Zülfü Livaneli’nin, katı, dolayısıyla keskin politik söylemlerden uzak duran ve kadın roman kişisinin anlatımında naifleşen iletilerinin odağında bildik bir sonuç var: İktidarlar acıları yaratır; sonuçlarını en çok kadınlar ve çocuklar yaşar.
Üç kadın, üç siyasî/sosyolojik nedenle saklanan kimlik, üç acı:
Maya bir Kırım Türk’ü… Sovyet güçlerinin tepkisini çeken bir siyasî/askerî seçimin parçası olmak, onu ve çevresindekileri ölümcül bir yolculuğa çıkardı; kurtulduğunda hayatını sürdürebilmesi için seçimini yeni bir kimlik altında yaşamaktan yana kullandı ve Ayşe adını aldı. O, Serenad’ın başkişisi Maya’nın anneannesi. Onun hayatında “Mavi Alay” var.
Mari, bir Ermeni vatandaşı. O da çevresindekilerle birlikte zorlu bir yolculuğun içinden geçti. Ona müslüman bir Türk ailesi yardım etti. Onun zorlu ve ölümcül yolculuğunun adı, “tehcir”. O, Serenad’ın başkişisi Maya’nın babaannesi. Hayatını Semahat olarak sürdürdü.
Nadia, Yahudi asıllı bir Alman vatandaşı. Şanssızlığı Hitler döneminin “ari ırk” politikasının ortasına düşmüş olmak. Hayat ona sadece Deborah adıyla şans tanıdı. Kendisini çok seven ve romana da adını veren “Serenad”ı kendisi için besteleyen Maximilian Wagner’le evlendi; ama sonu Struma gemisinin torpillenmesiyle gelen bir kaçış hikayesinin tam ortasında, o da diğer kadınlarla benzer yazgıyı paylaşmaktan kurtulamadı.
Bu üç kadının hikayesi, asıl roman kişisi Maya Duran’ın Frankfurt-Boston arası uçak yolculuğu süresine sığdırdığı hatırlamalarıyla ve copy/paste bilgi notlarıyla zenginleşiyor. Maya Duran’ın kendi hikayesi de bir “kadın hikayesi” olarak ayrıca dikkat çekici.
Yazılabilecek çok ayrıntı var. Mesela tek tek romanın “erkek”leri… Meselâ, çalışan annenin çocuğuna yetememe sendromu… Mesela, ahlak bekçiliği… Mesela ve elbette mutlaka Prof.Dr.Maximilian Wagner… Mesela… Okumak en iyisi…
Okurken inatla takıldığım iki nokta oldu:
1. İki kıta arasında bir uçak yolculuğuna, ne kadar hızlı yazılırsa yazılsın 455 sayfalık anı-bilgi yazımı sığdırılabilir mi? Gerçi Maya, önceden derlenmiş bilgileri c/p olarak aktardığını söylüyor ama öyle işte…
2. Zülfü Livaneli’nin, –yok, Maya’nın:)- Ahmet Midhat Efendi’nin 21.yyıl versiyonu gibi, handiyse her konu hakkında bilgi aktardığı satırlardan ilginç şeyler öğrensem de yorulduğumu belirtmeliyim. Günümüzün insanlarının dünyasındaki hemen her şey bu kitapta..



Temmuz 19th, 2011 at 23:03
[...] de internette bu kitapla ilgili araştırmalar yaptım ve ilginç bilgilere ulaştım. Örneğin Elif’in Günlüğü isimli blogda, yazar takıldığı iki nokta olduğunu yazmış. Birine yukarıda değindim zaten: [...]
Eylül 6th, 2011 at 14:35
şu aralar soluksuz okuyorum, bakalım profesörün hikayesi neymiş…
Eylül 6th, 2011 at 21:41
Serenad’ı şu aralar soluksuz okuyan çok kişi olmalı ki benim bloguma en çok, “Maya Duran kim?”, “Maximilian Wagner kim?” türü sorularla geliniyor.:)
Eylül 7th, 2011 at 20:06
maximilian wagner ve nadia cok etkılendıgım ıkı asık.maya duran kimdir gercek bi kahramanmıdır ? struma; içinde 773 kişiye mezar olan gemi.Akıl alır gibi degil nasıl acımamıslar o masum insanlara nasıl yapmıslar böyle bir cehalet akıl almıyor doğrusu… insanlık faciası
Ekim 12th, 2011 at 21:00
Roman harika. Nefes alamadım okurken.Bence bu ahengi tek birşey bozmuş, o da eserin sonunda Maya’nın Azrail ile konuşması. Küller denizde kaybolunca roman bitmeliydi. Acizane yorumlarımdır,
Ekim 15th, 2011 at 17:28
Akıcı anlatımıyla soluksuz okuduğum muhteşem bir eser.Tarihte yaşananlar,Mavi Alay,Struma,Max ve Nadia’nın hikayesi o kadar etkileyici ki..
Aralık 15th, 2011 at 18:27
uzun süredi bir kitap bu şekilde beni hapsetmemişti. sanki her şeyi yaşadım. çok etkileyici, sürükleyici… benim merak ettiğim nokta Maya duran gerçek mi?? mimesis adlı kitap gerçek ve bunun çevirisi var mı??
Aralık 23rd, 2011 at 19:56
ben bu kitabı okumadım bir film gibi izledim resmen o kadar güzel anlatımı var ki inanılmaz sürükleyici..Kitap beni çok etkiledi.Benim de herkes gibi sorularım war max gerçekten yaşayan birimi strumayı araştırdım gerçek lütfen bu soruma cevap verin….
Ocak 2nd, 2012 at 21:41
Okudum harika ,eline ,gönlüne,yüreğine sağlık Livaneli,harika bir kitap bir tarih sayfasını daha araladık sayende,inşallah ermeni soykırımını onaylayan Fransa da da okunuyordur kitabın…
Ocak 13th, 2012 at 22:19
kitabı 1 gün bile sayılamayacak kadar kısa bir sürede tabiri caizse bir solukta okudum.. harika bir kitap eline sağlık Livaneli.. Biraz araştırma yaptım STRUMA gerçek fakat WAGNER ve NADİA hayali karakterler..( Livaneli röportajında söylemiş)
Ocak 23rd, 2012 at 23:31
harika bir kitap gercekten okudum acı gercekleri ve gecmisi anlatan süper bir eser yüregine saglık livaneli
Ocak 29th, 2012 at 15:13
Gerçekten Çok güzel bir kitap okumayanlar okusun ben de Livaneli’ye Teşekkür ederim.Mükemmel bir kitap yazmas struma gercek olması benı cok etkıledı.Bu kıtabın fılmı cekılmesını cok ıstıyorum..
Ocak 30th, 2012 at 17:20
Bence de çok güzel bir hikaye okurken sanki içindeymiş gibi hissettim. Okumayanlar bence şimdiden okumaya başlasın ..
Ocak 31st, 2012 at 11:42
çok güzel bir kitaptı 2 gün içinde bitirdim elimden bir türlü bırakamadım artvinliyim zülfü livaneli ye beni bu kadar mtlu ettiği için çok teşekkür ediyorum
Şubat 5th, 2012 at 23:53
Kitabı biraz önce bitirdim okunmaya değer bir kitap tarihimizin ücra köşelerinde kalmış olayları gün yüzüne çıkaran zülfü livaneli ye çok teşekkür ediyorum
Şubat 28th, 2012 at 21:26
39 yıllık hayatımda okuduğum en güzel kitap.ve ne mutlu bana ki nadia ve max ın yaşadığı bu büyük aşkı iki yıldır ben yaşıyorum.teşekkürler livaneli
Şubat 29th, 2012 at 14:06
Herkesin okumasını tavsiye ederim.Zaten Livane
linin kitapları çok güzel ve akıcı.Tarihimiz hakkında bilgi verdiği için Livaneliye çok teşekkür ederim.Kitapların devamını bekliyorum.
Mart 20th, 2012 at 10:06
insanlığın okuyunca birkez daha utanması gereken bir kitap…biz insanoğlu nasıl bir canavarız?
Mart 25th, 2012 at 14:13
max ve nadia nın hikayesini kısaca bi yazarmısınız Lütfen Çok acil lazım … Şimdiden tşk ederim .
Nisan 7th, 2012 at 14:05
birçok edebi eser okudum,okuduğum birçok eser hakkında araştırma yaptım fakat;Serenad’ı okuyunca hiçbir şey blmediğimi anladım.Elimden bırakamadım,bir solukta okunacak bir eser tarihi öğretiyor insana Livaneli Struma Gemisi,Mavi Alay,hitler-Yahudi olayı hakkında araştırma yapmamı sağladı.Tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum…
Nisan 9th, 2012 at 20:15
Livaneli’nin başka kitaplarınıda okudum ama “serenad”hayatın gerçeklerini bu kadar akıcı ve girift biçimde anlatan mükemmel bir kitap.Ayrıca yakın tarihin karanlık noktalarını aydınlatan,sorgulanması gereken bir gerçek.teşekkürler sayın LİVANELİ!…
Nisan 19th, 2012 at 20:59
o kadar çok şey öğrendim ki…çok akıcı,akılda kalıcı ve üzerine inanılmaz düşündüren bir kitap.Livaneli birçok şeyi öğrenmemi sağladı.Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan birisi diyebilirim.
Mayıs 3rd, 2012 at 22:36
serenad romanını bir öğretmen kardeşimizin tavsiyesi üzerine okudum ve beni çok etkiledi bu romanın yazarı zülfü livaneliye çok teşekkür ederim
birde değerli öğretmenime saygılarımla