kızılcahamam kirazlı yayla yolunda…
Bugün Ankara Trekking’le rotamız Kızılcahamam Kirazlı Yaylası’naydı; Kızılcaören’e arabanın yanına geldiğimizde rahat 15km. yürümüş olduğumuzu öğrendim.Diğer iki yürüyüşe göre daha tempoluydu. Yürüyüşün genelde şose yoldan olması ve iniş yolunun da volkanik yapısı dolayısıyla, sürekli sert zeminde yürümek yorucuydu. Toprağın yumuşaklığını ve doğrudan ağaçların arasında yürümenin keyfini aradım. Bir ara, safi kozalak kaplı bir patika alan bile vardı.

Sürekli rampa tırmandıktan sonra verdiğimiz uzun molanın ardından tekrar rampaya vurunca ben epey mızıkçılık yaptım. Eh 7.8 km.dir yürüyorduk, uzun mola da kafamda geri dönüş sinyali olarak yer etmişti, o halde dönmeliydik. :) Kimsenin beni dinlemesi gerekmiyordu elbette ve dinlemediler de… O zaman Kirazlı Yayla’yı göremezdik…

Yayla yolunda gökyüzünde süzülen ve o yöreye özgü olan (bu tip bilgiler de yürüyüş ekibinden bana kâr…) kara akbabaları gördüm (Kızılcahamam’da kocaman heykeli bile var’!). İnişi sonlandırdığımız Kızılcaören’de ise yüksekçe bir yerde ve ilk kez çok yakından iki yavru leylekle karşılaşmak sürpriz etkisi yaptı. Bir önceki gezide de ağaçkakan görmüştük.

Yine yeni yüzler, yeni tanışmalar; geçen haftakilerle uzun zamandır tanışıyormuş sıcaklığı… “Benden söz etmemişsin.” diye takıldı Sevgi. Söz verdim, bahsediyorum:) Geçen hafta arabada yol arkadaşı olduk; tâ Polatlı’dan kalkıp sabah erken saatte bizim arabaya yetişmesine şaşırıyorum. Azim böyle bir şey… Meslektaşız ayrıca; yavaş yavaş arkadaş da oluyoruz:) Yürüyüş arkadaşı olmak başka bir şey, “arkadaş” olmak daha başka bir şey… Aslında Sevgi’den söz etmişken Gönül Hanım’ı da yazmak isterim… İlk yürüyüşte ve sonrakilerde uzun zamandır tanışıyormuşcasına yakınlık duyduğum ve konuşabildiğim bir arkadaş da o… Ve Nedim Bey… Ekibin en arkasında yürüyen o; yorulanlar ona emanet gibi :) Onun sükûnetini seviyorum. Sorduğum her soruya ciddiyetle yanıt almayı bir de…
(Cep telefonumun şarşı bittiği için fotoğraf makinesi görevini yerine getiremedi. Nedim Bey’in Picasa’ya atacağı fotoğrafları bekliyorum; bazılarını buraya ekleyeceğim. Ek: Sahiplerinden izin istemediğim için Nedim Bey’in çektiği fotoğraflardan sadece genel nitelikli birkaçını küçülterek buraya aldım.)
Şimdilik birinciliğim geçen haftaki Çamkoru gezisine…
EK (26 Ağustos):
Bu yürüyüş, Kültür, Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği (Külturçev) de katıldığı için, onları merkeze alan bir haberle, Hürriyet Ankara ekinde yer almış. Grubun mail trafiğiyle haberim oldu. [Ben 15 yazmıştım, 18 km. yürümüşüz :)]



