Mar 17 2010

sessizlik…

“Sonra ben onun sessizliğini dinlemeyi öğrendim. Sessizliğiyle konuşmayı öğrendim.”

Tutanak notlarını tamamlamaya çalışırken, televizyondan kulağıma çalınan iki tümce… Yaprak Dökümü dizisinden… Ne güzel! Keşke susuşlardaki erdem fark edilebilse… Susuşların içinde saklı sözcüklerin derinliği keşfedilebilse… Ya da… Keşke… Öyle işte:)

Antakya’daki arkadaşlardan biri bu satırları okusaydı aynen şöyle derdi:

 “Yine sayfaları çevirdin; kimbilir kaç sayfa atladın.”

Not: Bu arada, o zamanlar ve hâlâ neredeyse hiç sayfa atlamadan konuştuğum tek arkadaşıma kitap için teşekkürler… Antakya’ya selam…


Yorum