moodle’la tanışırken…
Dün MOODLE hakkında bilgilendirildik. Blog kullanmaya başlayınca, “içerik yönetim sistemi” kavramıyla tanışmıştım; şimdi de okulumla birlikte, “öğrenme yönetim sistemi” kavramıyla tanışmak üzereyim.
Bize programı tanıtan kişi, bazı sorular üzerine teknolojiye daha mesafeli duran ya da henüz kendini yeterli görmeyenlere dönük olarak, bunun bir süreç olduğunu ve kimilerinin temel düzeyde kullanabileceğini, kimilerininse “alıp başını gidebileceği”ni söyledi. Arkadaşlarım, alıp başını gidecekler arasında olacağımı söylediler takılarak… Neresinde ne varsa yoklayacağımdan eminim:) Gösterilen sayfaların benzerleri de bence rahatlıkla uygulanabilir örneklerdi.
Teknolojinin bilgisayar ayağı her zaman ilgimi çekti. Üniversite ile şimdiki okulum arasında bir yıllık boşluk vardı, benim açımdan boşlukta ve zor geçen bir yıldı… O zaman “e-learning”le ilgili bir şeyler okumak ve oralardan kendime bir kapı açmak istemiştim. Daha önce yazmıştım; okulun kendine özgü yoğunluğu, bazı düşleri ister istemez erteletiyor.
Okumalarımda bile zorlanıyorum. (Ece Temelkuran’ın Muz Sesleri elimde sürünüyor.) Şimdi sırada, Moodle’ı keşfetmek, bizim Fransa projesinin blogunu geliştirmek, kulübün gazete ve iki dergisini biçimlendirmek var; derslerden ve sürekli farklı metin seçimleriyle ilgilenmekten hiç söz etmiyorum. O nedenle galiba bir süre bu blog üvey kalacak ya da yoruldukça, buralara kaçıp kafamı boşaltacağım.



