2010’un eşiğinde
Bloglar üzerinden bir girdi olsun bu da… Fikir Atölyesi sormuş:
1. 2009 deyince ne hatırlıyorsun?
2. Aynı soruyu, mutlu bir insan olarak, bir yıl sonra bugün nasıl cevaplamayı isterdin?
3. Yüz yüze olsaydın, bir üstteki yorumu yazan kişinin verdiği cevaplara dayanarak ona ne derdin?
Ben de yazmışım: 1. 2009, yeni yıla odaklanan birçok hedefin hazırlanış zeminiydi. 2. 2010, hedeflerin kazanıma döndüğünü gördümmm.
İki yakın ve somut hedef var şimdilik; onlara dönük dilek elbetteki gerçekleşsin. “ÖSS bebesi” değişen sınav sisteminin ve katsayı hengamesinin ortasında yol almaya çalıştığı hedefine doğru sağlıkla ilerlesin ve düşlediği mesleğe ilk adımı atsın.(Arçelik’in Buzdan Heykelleri’ni gördüğü an aklına ilk gelen tümceyi buza kazıdı; o da gerçek olabilir tabi:)) Şu Strasbourg projesi gerçek bir başarıya ve keyfe dönüşsün; ardı sıra başka projeleri getirsin… Kanaryacık da iyice dadandığı omuz başımda hamle yapıp gözümü çıkarmaya kalkmasın. Başkaca ne olsun? Herkesin dilediği güzel şeylerden asgari düzeyde bizim evimiz de nasiplensin işte… Klişe ama doğru; her işin başı sağlık…
3.soruya yazabileceğim bir şey yoktu; çünkü bir önceki yorum sahibi, konuyu doğrudan ilgili blogla bağlamıştı. Burada ben de Elifin Günlüğü’ne lafı getireyim:
2009’un en güzel yanlarından biri bu blogdu; blogla gelen yazı deneyimiydi; “blog ödülleri” neşesiydi; html ve css ve php aşkıydı. (Geçen yaz bıraktığım yerden bu yaz yine devam… Gerçek bir hastalık; bırakmasam okul beni bırakır, neme lazım…)
Tek şikayetim(!) blogun adının kişiye özel bir ad olarak algılanması… Babam bile buraya eklediği bir yoruma, gülümseyerek “Elif Hanım” diye başladı ya:) Çok da önemli değil gerçi… Aşağıdaki gibi eğlenceli bir örneği de geçen gün tecrübe etmiş oldum. Ana düşünce:Dikkat iyi bir şeydir!
Keyifle okuduğum Biyolokum’daki “Fırat”ları görmüştüm ve sonra FF’deki “Fırat” feedlerini… “Düygü”nün yazı linkini feed’e ekledim ve sonuç:
Fırat’ın polimer kil hali http://www.biyolokum.com/2009... – Elifin Günlüğü
Uykusuz Umut Sarıkaya, fırat gibi noktalar ile daima önde. – C. Beyazıt
Elif o fıratlardan birini bana yollasan ya :) – Cihan (ch) KALOĞLU
@Elif Görüyorum ff’de sürekli, bayıldım eline sağlık :) Vallahi çok boş vaktin varmış :) En birinci sen olmuşsun :) – Buğra Bayrak
Elif :)))) Harika yapmışsın. – sunipeyk
penguenin gündem analizini hiçbirine değişmem, ayrıca özeri erdili selçuğu var – Umut G.
Dergileri kıyaslamak için değil … – sunipeyk
tamam işte penguenin yaygın kanıları bunlarda (: – Umut G.
DÜZELTME:) O “fırat”ların sahibi, ABD’de doktora yapan ve blogunu keyifle okuduğum genç bir akademisyen. Hata bende oldu. Kendi blogumun adıyla FF’de yer aldığım için karışabileceğini düşünmedim :( – Elifin Günlüğü
Bu bölümü kopyalayıp, bir notla, biyolokum’a yorum olarak ekledim.
“Düygü”ye polimer kilden fıratcıklar yaptıran çalışmaktan kaçma duygusu şu an bende var ve umarım aslında şu an ortak bir metin oluşturmak için masa başında yoğun çalıştığımı düşünen arkadaşım bu satırları okumuyordur:)




Ocak 1st, 2010 at 00:38
değerli öğretmenim mutlu yıllar…dilerim yeni yıl,yürekten dilediğiniz tüm düşleri kaderinize yazsın:))
Ocak 1st, 2010 at 13:09
Şimdi yanımda olsaydın gülümsediğimi görürdün; bu çok güzel dileği, sana ve eski-yeni bütün öğrencilerime yönelttiğimi hissederdin. Sana da iyi yıllar Sanem:)
Ocak 5th, 2010 at 02:09
Orada hata katiyen sende değil :)
Orada hata, her linke tıklayıp içeriğini üstün körü sömüren, iki dakikalık araştırma yapmaktan imtina edip Internet vasıtası ile karşısına çıkan her şeyi anonim addedenlerin hatası. Hata deyince de böyle matah bir şeymiş gibi duyuluyor, öküzlük demek daha yerinde bence.
Yoksa aklı başında birisi bir bağlantıya tıkladığı zaman resimlerine bakıp geçmek yerine o resimlerin etrafındaki yazıyı da okur, resimler ya da yazı ilgisini çektiyse ve sahibini tanımıyorsa “kimdir nedir” bağlantısına da tıklar, ona bu bağlantıyı verenin kim olduğuna da bakar, vesaire. Aynı aklı başında birisi bunların hiçbirisini yapmadığında yorum da yapmaz.