Eyl 28 2009

“Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi”…

E-postadan “balon”lu bir yazı çıktı. Elif Şafak’ın “Balondan Görünen Dünya” yazısı…  Kapadokya’daki balon keyfimize hoş bir göndermeydi aslında… Bizimki keyifli, dingin bir balon yolculuğuydu; Şafak’ınki dünya bağlarından kopuşun “tasavvufçası” olmuş:

Elbette bu, yüzyıllardır mutasavvıfların, öyle balonlara veya tayyarelere binmeye gerek görmeden gayet yakından tecrübe ettikleri bir halin kıyısı. “Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi, kâh inerim yeryüzüne seyreyler âlem beni” dememişler boşuna. Balondan bakınca dünyanın orantıları değişiveriyor. Küçülüyor sıkıntılar. Aşağıdayken devasa görünen şeyler buradan bakınca karınca boyutunda kalıyor. Düz mantık, yerçekimine yenik düşüyor. Tasalar, hırslar, gayeler, didinmeler hepten önemini yitiriyor. Zaman uzun, ince, ilerlemeci bir çizgi olmaktan çıkıyor; ufacık ve rengârenk sarmallara dönüşüyor. Her şey geçici. Aslolan şu an ve şimdi.”


Yorum ““Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi”…”

  • burkay dedi:

    kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi kah inerim yeryüzüne seyreder alem beni,

    yazısı ezoterik bir yazıdır.
    insanın tanrısal gücünü ifade eder ve bir gün yine yükseleceğimizi vurgular, ve şu an aşağıya inişte olduğumuzdan (demir çağı) tekrar altın çağına yani gökyüzüne yükseleceğimizin sembolik ezoterik anlatımıdır.
    kuran tevrat incil, altay evsaneleri ve mısır yazıtlarınında bahsettiği cennetten kovuluş (altın çağı) vurgusunun uzantısıdır.

Yorum