II.Uluslararası Türkçenin Eğitimi-Öğretimi Kurultayı
II.Uluslararası Türkçenin Eğitimi-Öğretimi Kurultayı, Prof.Dr.Doğan Aksan ve Prof.Dr.Cahit Kavcar onuruna düzenlendi; onlar için hazırlanan güzel bir onur töreniyle açıldı. 2-4 Temmuz arasında, Ürgüp’te yapılan kurultayda, bildiriler eş zamanlı sunumlarla ve günde ortalama üç oturumla gerçekleştirildi. 100 dolayında sunum yapıldı. Kurultayın sorumluluğunu üstlenen Doç.Dr.Leyla Uzun, alanındaki donanımıyla da kişisel erdemleriyle de herkes gibi bende de bambaşka bir yerde…
Bana ne kaldı?
Öğretim üyeliği ile öğretmenlik arasında gidip gelen bir dikkatle, teori ile pratiğin yaman çelişkisine tanık oldum. Bildirilerin hemen tamamı “nitel araştırma”ya dayalıydı. Hemen tamamında, çalışma ögelerinin tanımı, amacı, bulguları, yorum ve öneriler yer aldı. Bu, işin doğası gereğiydi ama katılımcı öğretmenlere somut örnekler olarak neler kaldığı tartışılabilir. Belki de öyle bir beklentiyi baştan taşımamak en doğrusuydu. Çünkü sonuçta kurultay, öğretmenlerin öğretmenlere “paylaşım” sunumu değildi; akademisyenlerin, Türkçe eğitimine ait kuramsal çalışmalarının sunumuydu.
Tekrar üniversiteye dönmem için teklif almak onurlandırdı. Değişik nedenlerle dönmeyi düşünmediğim halde, yine de…. Neyse… O hiç dinmeyen okuma ve yazma ihtiyacının aktığı ırmak artık burası… Ötesi hikaye…
Sunumlardan biri özellikle ilgimi çekti: “WEB 2.0 Araçlarının Yazma Eğitiminde Kullanımı”. ODTÜ’den Sedat Akayoğlu, derslerinde etkin olarak kullandığı uygulamaları örnekledi. Bloglardan, viki’lerden ve ilgi gruplarından söz etti. Prensky’den aktardığı iki terim, yeni kuşak öğrencilerle öğretmenler arasındaki farka dikkat çekiciydi. Öğrenciler, “dijital yerliler”di, öğretmenlerse onlara uyum sağlamak durumunda olan “dijital göçmenler”…
Türkçe öğretiminin sorunları, yapılandırmacı eğitim, ders kitaplarının hâl-i pürmelâli türünden daha özel konulardaki gözlemleri de şimdi üşenmeyip okul raporuna yazmak lâzım.
(8.7.2009′da elifingunlugu.spaces.live.com’da yazdığım metindir.)


