May 24 2009

marx’ın dönüşü (dostlar tiyatrosu)

İronik, seyircisiyle etkileşimli ve epik tadı olan bir oyun: Marx’ın Dönüşü…

Küresel kriz dolayısıyla, geçen yılın en popüler sorularından biri, “Marx haklı mı çıktı?” idi. Oyun, “Evet, Marx haklıydı.” diyor özetle. Bunu derken, mizahın zeki, yumuşak ve iz bırakan dilinden yararlanıyor. Altı kalın kalın çizilmeyen, sıradan bir şey anlatır gibi söylenen ve anında seyircisinde karşılığını bulan ironik bir anlatımı var… Sanki, Genco Erkal’ın kattığı özel bir yorum bu. Güzel… [Arada bizim kültürümüze özgü minik ayrıntılar da vardı da :)]

Oyun, Marx’ın biyografisi üzerine kurulmamış; Das Kapital dersi de vermiyor. “Marx, bugün dünyada yaşananlara baksa ne tür bir çözümleme yapardı? Kendisine yönelik benimseme ya da eleştiri kalıplarını duysa, yaklaşımı nasıl olurdu?” türünden soruların yanıtlarının verildiği bir referans gibi…

Marx, ötedünya yetkililerinden bir saatliğine izin alarak kapitalizmin göbeğine, Newyork’a gelmiş, gazetelere ve devletin krizle ilgi açıkladığı verilere bakıyor ve yorumluyor. Arada dalıp ailesine ait anektodlar aktarıyor; arada bildik dava adamı kimliğinde heyecanla çıkarımlarda bulunuyor; ama böyle zamanlarda, “yukarılar”dan hemen uyarı alıyor ve munis, muzip haline dönüp diyeceğini yine deyiveriyor. Oyunun genel kurgusu bu.

Howard Zinn yazmış, Özüm Özgülgen Türkçe’ye çevirmiş. Zinn, seyirciye aktarmak istediği Marx portresini, senaryonun önsözünde anlatmış. İki temel özellik ön planda:

İlki: “Marx’ı, çok az kişinin bildiği bir şekilde, karısına ve çocuklarına bakmak için uğraşıp didinen bir aile babası olarak göstermek istedim.”

İkincisi: “Tutkulu ve kendini davaya adamış bir devrimci.”

Oyunun akışında bu iki hedef dengelenmişti.  Teorinin ağır diline karşılık, yaşamın basit dengeleriyle sorunun adını koyan, başını davasından kaldıramayan bir adamı derleyip toplayan ve “acımasız ama en dürüst eleştirmen” olan eşi Jenny, Marx’ın da oyunun da gizli kahramanlarından biri… Marx’ın hayatında iz tutan kentler ve insanlar, projeksiyonla perdeye yansıtıldı: Jenny, asi ve akıllı kızı Eleanor, Engels, Bakunin…

Sade bir dekor var: Masa, kürsü, sandalye ve tabure..Bir de sahnede, hiç mi yorulmaz, enerjisi bir saniye düşmez bir oyuncu, Genco Erkal ve bu oyunda, onunla temsil edilen Dostlar Tiyatrosu.

İşte böyle “sevgili günlük”… Dün, akşama kadar, evin içinde, yetmedi beynimde çınlayan düğün nağmelerinden sonra, akşam dingin bir Genco Erkal yorumu çok iyi geldi. 

(24 Mayıs 2009′da elifingunlugu.windows.live.spaces’e yazdığım blog girdisidir.)


Yorum