Bir Blog Hikayesi: Elif’in değil Elifin Günlüğü :)
Birileri zor zamanları anlatarak atlatmayı seçer. Anlatır, anlatır, anlatır ve içi boşaldığında, hafiflediğini hisseder. Stresin göz yaşlarıyla akıp gitmesi gibi bir şeydir, sözcüklerin alıp götürdüğü de…
Ben öyle zor bir zamanı atlatmak için anlatmayı seçerken bir seçim daha yaptım. Hayatı sinir uçlarında yaşayan, anlık tepkiler veren ve bunu sözcüklere de anlık yansıtanlardan olmak istemediğim için, kendime yol arkadaşı olarak kitapları seçtim. Bir sözcük, belki bir tümce, belki bir paragraf yazacaktım bloga; ama, hangi kitaptan olursa olsun, o seçtiklerim bende bir şeye denk gelecekti. İçimden bir şeyi alıp götürecekti ki öylece kalmasın, çürümesin, taşlaşmasın…
Bu blog böyle oluştu, minik notlarla başladı ve dün de yazdığım gibi -sürpriz bir şekilde- yeni dostlara beni taşıyan günlük kayıtlarla büyüdü. Yoran her şey, sözcüklerle akıp gideli çok oldu; üstelik kendimi, bir yerlerde, başka bloglara laf yetiştirirken bulmaya bile başladım.
Sonra bir şey fark ettim. Blogun adı Elifin Günlüğü ama herkes Elif’in Günlüğü olarak kaydediyor :) Demek ki başlığın altındaki açıklama pek bir örtülü, dolambaçlı kalmış:
“Elifin günlüğü…
yani harfin, yani sözcüğün, yani dilin, yani yaşamın dildeki izdüşümünün günlüğü…”
“Elif”i, yani alfabenin/elifbanın/abec’nin ilk harfini bütün sözcüklerin, hatta bütün bir dilin simgesi gibi almıştım aslında. Hani adım Elif olsa hiç de şikayetçi olmazdım ve şimdi de Elif’in günlüğünü yazmaktan hiç şikayetçi değilim ya işin doğrusunu da yazmak istedim.
(Bu metin, 12 Nisan 2009′da elifingunlugu.spaces.live.com’a yazdığım blog girdisidir.)




Temmuz 16th, 2010 at 23:36
Doğruluk gerçek bir erdemdir. Çok teşekkürler…
Temmuz 16th, 2010 at 22:52
Elif kelimesinin mana kazandığı doğruluk -doğru çizgi- gibi hedefinden şaşmadan güzel bir şekilde yazan, takip ettiğim güzel günlüklerden bir tanesi :)
Başarılar..