yaşamın kıyısında
Yaşamın Kıyısında…”Ölümün şerefine”…
Yaşlı, “hovarda” bir Türk baba -genç profesör bir oğul…Genelev kadını bir Türk anne- annesinin bir ayakkabıcıda çalıştığını zanneden, çok uzaklarda sosyoloji öğrencisi bir genç kız…Gençliğinde huzuru Hindistan’da arayan 68 kuşağından gelen bir Alman anne-Hindistan’dan yeni dönen üniversite öğrencisi bir genç kız…Anneler ve kızları, babalar ve oğulları…Yaşamda kendine yer bulma çabaları, yaşamı anlamlandırdıkları biçimde yaşama kaygıları…Hovarda baba ile genelev kadını annenin yaşamlarındaki kesişme ve zincirleme gelen eklentilerle diğer yaşamların buluşması….
Trabzon’da, bir kayığın yanıbaşında, dingin Karadeniz sularına bakan ve birazdan dönecek babasını beklemek üzere kıyıda oturan oğul…Film bittiği anda Sidharta‘yı düşündüm nedense…Yaşamın nefsi yoklayan bütün aşamalarından geçtikten sonra, huzurun göl kıyısında, sükunet içinde günlerini geçiren bir balıkçının yaşamının yalınlığında saklı olduğunu kavrayan adamın öyküsünü…
Trabzon…Sana dair yazmak sonraya…
(Bu metin, 9 Kasım 2008′de elifingunlugu.windows.live.spaces’e yazdığım blog girdisidir.)


