romantik komedi
Tatil rehaveti ile kapıdaki okul günleri arasına “light” bir film yerleştirdik: Romantik Komedi… “Popcorn”, “soap opera”… En pembesinden iki saat… Hatunlardan birinin tümcesi iyiydi ama:
“Sen yeni bir kitap filan mı okudun?”
ya da buna çok benzeyen bir tümce… Sorma nedeni, karşısındaki adamda gözlediği bir başka duruş, bir farklılık, bir durgunluk hali…
Bilinçli miydi, bilinçaltı mıydı bilemeyeceğim ama, kitap basbayağı bir figürdü bu filmde… Mesela, kalbi kırık kahraman, İnci Aral’ın Mor romanını okumaktadır bir sahnede (ben bir zamanlar başlamıştım, öylece kaldı, bir ara okuyayım)… Mesela, liseli kızlar modunda sürekli cıvıldaşan kızlardan sarışın olanının elinden “erkekleri etkileme sanatı” türünden bir kitap hiç düşmez (hatunların Venüs’ten, erkek kısmının Mars’tan geldiği kitabı okumuşluğum var)… Mesela, reklamcı yakışıklının çalışma ofisinin duvarı boydan boya kitaplıktır… Son mesela, filmin başında Mor’u okuyan esas kızımız, filmin sonunda, kırık aşk hikayesinden “bestseller” bir roman yazmayı başarmıştır (İnce bir ironi olurdu doğrusu; eğer, son yılların yükseleni olarak, “kadın yazar ve aşk” ikilisine bir gönderme varsa. )…
Neyse… Sabah, esas kızı oynayan Sedef Avcı’nın filmle ilgili tanıtım sohbetini dinleyince, pembiş bir zaman aralığının iyi geleceğini düşündüm ve gittim ve iyi geldi… Yeterli…