çizgili pijamalı çocuk
“Anlamıyorum. Kampla ilgili bir film gördüm. Çok güzel görünüyordu.”
Büyük büyük adamların, büyük büyük davalarını anlamak için çocuk kalmayı başarmak gerek… Ancak o zaman, masumiyeti ve dolayısıyla saf insanı korumak mümkün.
Bülbülü Öldürmek romanında 8-9 yaşlarındaki küçük kızın anlamadığı ırk ayrımcılığını, Çizgili Pijamalı Çocuk filminde de 8 yaşındaki Bruno anlamayacaktır; ya da anlayacaktır da bu, en iç acıtanından olacaktır…Film, biri Alman, diğeri yahudi iki yaşıt çocuğun, Bruno ile Shmuel’in, kampın tel örgülerinin berisinde kurdukları sıcacık arkadaşlığı anlatıyor. Bir şeyi daha anlatıyor tabii: Yahudi toplama kampı aracılığıyla, ara ara, gökyüzüne yükselen siyah ve kötü kokulu dumanlarla, aslında nasıl da insanlığın dibe vurduğunu…
Kendimi filmdeki annenin acıyı hissettiği noktada ona eşitlenmiş hissettim, izlerken de buraya not düşerken de…
Film, John Boyne‘un aynı adlı kitabından…